Prof. Dr. M. Cem TERZİ | Crohn Hastalığı Nedir?

Crohn Hastalığı Nedir?

Crohn hastalığı , kronik ve iltihabi bir bağırsak hastalığıdır. Ağızdan anüse kadar sindirim sisteminin herhangi bir bölümünde ya da aynı anda birkaç farklı bölümünde aralıklı iltihaplar ile kendinı gösterir. Bulaşıcı olduğu kanıtlanamamıştır. Bir diğer kronik iltihabi bağırsak hastalığı olan ülseratif kolit ile beraber bu grubun ana öğelerini oluştururlar.

Her yıl 100.000 kişiden 5-7’si bu hastalığa yakalanır. Sıklığı kuzeye gidildikçe artar. Onlu, yirmili yaşlarda ve 45 ile 65 yaşları arasında daha çok görülmektedir. Ancak her yaş grubundan insan bu hastalığa yakalanabilir. Hastalığın 3 belirgin tipi vardır. Bunlar inflamatuar crohn, fistülize crohn ve fibrostenoze crohn’dur. Ulseratif kolit ile benzer özellikler taşıması nedeniyle adi gecen hastalık ile Crohn arasında karar vermeyi güçleştiren vakalarda entermediyer (intermediary, ing/intermadiaire, fr: ara) bağırsak rahatsızlığı ifadesiyle adlandırılan bir ara kategori de yaygındır.

Sebepleri: 

Şu anda, hastalığın sebepleri, oluşumu ve gelişimi net olarak bilinmemektedir. Genel kanı genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin hastalığı tetiklediği yönündedir. Aynı zamanda bir özbağışıklık hastalğı olarak da sınıflandırılır. Bunun sebebi hastalığın bağışıklık baskılayıcı ilaçlara verdiği olumlu tepkidir.

Diğer olası sebeplerin aşırı temizlik ve sağlık standardlarının bağırsak florası üzerindeki etkisi, psikosomatik faktörler veya hayvanlarda da Johne hastalığına sebep olan mikobakteri türleri ile ilgili olduğuna inanılmaktadır. Kadın ve erkeklerde dağılımı aynıdır. Sigara içenlerin bu hastalığa yakalanma riskleri içmeyenlere göre daha fazladır.

Bu hastalığın genel seyri hastalıktan oluşan şikayetlerin artması (lat. Exacerbatio) ve çoğunlukla belirtilerin tedavisi sonucu oluşan remisyonların birbirini takibi şeklindedir. Zaman aralıkları ve tedaviye cevap hastadan hastaya farklılık göstermektedir.

Belirtileri:

İlk belirtiler yorgunluk, halsizlik, uykuya eğilim, karında şişlik ve ağrı, karnın çoğunlukla sağ alt bölgesinde ağrı ve kanlı da olabilen ishaldir. Aynı zamanda sebepsiz ateşlenme, kusma, iştahsızlık ve kilo kaybı görülebilir. Bu belirtilerin biri ve birkaçı hastalık sırasında görülmeyebilir.

Aşağıda sayılan olası komplikasyonlar hastalığın başlangıç evresinde görüldükleri takdirde ise, hızlı ve doğru teşhis koymayı zorlaştırabilirler. Hastalığın nerede olduğuna, inflamasyonun ne kadar şiddetli olduğuna ve belirtileri algilama durumuna bağlı olarak semptomlar değişkenlik gösterebilir. En yaygın yerleşim ince bagırsağın sonudur.

Olası komplikasyonları: 

Hastalığın ilerleyişine ve safhalarına göre aşağıdaki komplikasyonlar ortaya çıkabilir:

  • Eklem ağrıları, artrit
  • Göz iltihapları (üveit)
  • Deri iltihapları (Erythema nodosum, Pyoderma gangraenosum), ağızda apse

Ayrıca

  • Bağırsak tıkanıklığı(Ileus)
  • Fistül: Sıklıkla görülür ve tekrarlayabilir.
  • Apse
  • Bağırsaklarda kanama
  • Toksik megakolon(=”Zehir” sebebiyle genişleyen kalın bağırsak): Crohn hastalığında seyrek rastlanırken bir diğer iltihabi bağırsak hastalı olan ülseratif kolitte daha sık gözükür.
  • Karsinom: Bağırsak kanseri riski Crohn hastalarında daha yüksek olmakla birlikte, sık kontroller nedeniyle bunun erken teşhis şansı daha yüksektir.
  • Osteoporoz veya kemik erimesi osteopeni: Bağırsakların işlevlerini tam olarak yerine getirememesiyle ortaya çıkan emilim bozukluğunun (malabsorpsiyon) yanı sıra kortizon tedavisinin yan etkilerinden biridir.
  • Safra kesesi taşları

oluşabilir.

Teşhisi

Hastalığın belirtileri ve hastanın geçmiş şikayetleri ile birlikte teşhiste şu bilgi ve teknikler kullanılabilir:

  • Ultrason
  • Kan ve gaita tahlili
  • Röntgen filmi ve manyetik rezonans görüntüleme (MR)
  • endoskopikolonoskopi ve biyopsi.
  • Bilgisayarlı tomografi ( BT)

Crohn hastalığını ülseratif kolitten ayırt etmek oldukça zor, bazı durumlarda imkânsız olabilir. Ülseratif kolit kalın bağırsak ve rektumda ortaya çıkar ve aşağıdan yukarı doğru yayılır. Ülseratif kolitte iltihap sadece bağırsak sümükdokusunda görülür (mukoza ve aşağı mukoza).

Bazı başka hastalıklar da Crohn hastalığı benzeri belirtiler gösterebilir:

  • Apandisit
  • Divertikül
  • Yersinia Enterocolitica enfeksiyonları
  • Bağırsak tüberkülozu
  • Dizanteri
  • Salmonellosis gibi bulaşıcı diğer kolitler

Gıda alerjileri ve diğer alerjiler de aşırı durumlarda sindirim sisteminin farklı bölgelerinde kronik iltahaplanmaya sebep olabilir ve Crohn hastalığına benzer belirtilere yol açabilir.

Tedavisi: 

Bu hastalığı oluşturan sebeplerinin bilinmemesi yüzünden henüz kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Hastalığın atak dönemlerinde belirtilerin ve şikayetlerin en aza indirgenmesi, mümkünse tedavisi; bu başarıldıktan sonra da remisyonun olabildiğince uzatılması şu an için geçerli olan tedavi yöntemidir. Genelde azma döneminde bir tür steroid hormon olan glukokortikoidler ya da başka kortizonlar, salisilazosülfapiridin ya da 5-aminosalisilik asit ile birlikte kullanılır.

Uzun süreli kortikosteroid kullanımında ağızdan alınacak kalsiyum desteğinin ihmali, ciddi derecede osteoporoza neden olabilir. Remisyonun uzatılması ise Azathioprin gibi bağışıklık baskılayıcı ilaçlarla sağlanır. Azathioprin kullanımı sırasında da folik asit desteği ihmal edilmemelidir. Remicade (infliximab) ve Humira (adalumimab) adli bağışıklık sistemi baskılayıcı yeni nesil tedaviler ve tamamen yenilikçi olduğu düşünülen aferez tedavisi daha az yaygınlıkta kullanılmaktadır. Bu ilaç ve tedavilerin tümünün istenmeyen yan etkileri olabileceği göz ardı edilmemeli ve özellikle tedavi başlangicinda hasta, hekim tarafından sık kontrol edilmeyi ihmal etmemelidir.

Bu tedaviler diyet ve stres azaltıcı önlemlerle desteklenebilir. Hastalık için ek olarak psikolojik ya da psikiyatrik destek gerekli olabilmektedir. Bu hastalığın genel seyri, her hastada farklı oluşmaktadır. Bundan dolayıdır ki, genel bir diyet hazırlanamamaktadır. Hastalara verilecek tavsiye genelde “size ne dokunuyorsa onu yemeyin” şeklinde olur. Hastalığın ağır seyrettiği durumlarda iştahsızlığın önüne geçmek amacıyla baharatların dengeli olarak kullanılmasında yarar olabilir.

Ancak, genelde yağlı kızartmaların, aşırı kakao ve şekerin, mayalı içecek ve mayalı içkilerin (bira ve şarap) ve hatta kimi örneklerde mayalı yiyeceklerin, çiğ meyve ve pişirilmemiş sebzeler gibi hazmı zor olan yiyeceklerin hastayı rahatsız edebileceğine inanılır. Pişmiş sebzeler ve kompostolar, haşlama yemekler, az yağlı balık ve etler (kızartma olmamak kaydıyla) zararı görülmediği sürece tüketilebilir, bağırsakların düzenli çalışmasını sağlamak amacıyla kontrollü olarak alınan lifli gıdaların faydası gözlenmiştir.

Hastalıkta bağırsaklar görevlerini tam olarak yerine getiremediği için, bazı vitamin, yağ ve mineraller vücuda alınamamaktadır. Bu gibi durumlarda multivitamin ve mineral destekleri ya da dengeleyici sıvı besinler (örn. Modülen) kullanılabilir. Hastalıkta – özellikle çocukların hastalanmasında – bir beslenme uzmanın tavsiyesinin alınmasında büyük yarar vardır.

Crohn hastalığı ciddi ve kronik bir hastalık olmakla birlikte tedavi ve kontrol altındaki hastalarının yaşam kaliteleri ve yaşam süre beklentileri hasta olmayanlardan daha az değildir.