Prof. Dr. M. Cem TERZİ | Kıl Dönmesi (Pilonidal Hastalık) Nedir?

Kıl Dönmesi (Pilonidal Hastalık) Nedir?

Kıl Dönmesi (Pilonidal Hastalık) Nedir?

Sıklıkla 30 yaş altındaki erkeklerde görülen “Kıl Dönmesi” veya tıbbi adıyla “Pilonidal Sinüs”, cildin altındaki kıl yuvasına deniyor. Kılların çeşitli nedenlere bağlı olarak kuyruk sokumunda, nadiren göbekte, cilt altına girmesi ve yara, apse, fistül ya da deri oyukları oluşturulmasıyla meydana geliyor.

İçi kıl dolu bir kist olan bu hastalıkta, kistin infekte olmasına bağlı apse oluşabiliyor. Hastalığa zamanında müdahale edilmediği takdirde ise apse ilerleyerek diğer kıl köklerini içine alıyor ve cilt altı yağ dokusuna doğru ilerleyip yayılabiliyor. Vücuttan dökülen serbest kıl ve kıl yumaklarının bazı bölgelerde birikmesi sonucu ortaya çıkan kıl dönmesi, şişlik, sertlik, akıntı ve ağrı gibi şikâyetlerin yaşanmasına neden oluyor.

Kıl dönmesi erkeklerde, kadınlara kıyasla 3 kat daha fazla görülüyor. Kıl dönmesinin en sık görüldüğü yaş dilimi ise 15-25 yaş arası. Her ne kadar kıl yapısı kıl dönmesinin yaşanmasındaki en önemli etkenlerin başında geliyor olsa da, bazı faktörler sorunun daha fazla yaşanmasına neden olabiliyor.

Kilolu olmak, gün içerisinde fazla oturmak ve çok terlemek, kıl dönmesine neden olan faktörler arasında yer alıyor. Yürürken ya da otururken kalça kaslarının hareketleri ile kıllar daha da derine gömülüyor, bu durum da kıl dönmesine neden oluyor. Bu nedenle özellikle bankacı, öğrenci ve şoför gibi meslek gruplarıyla, bisiklet veya ata binme sporları ile ilgilenen sporcularda kıl dönmesi oldukça fazla görülüyor. Bunun dışında vücut yapısının çok kıllı olması, kıl yapısının yoğun ve iri taneli olması, deri kalınlığı ve kötü hijyen, hastalığın diğer belirgin faktörleri.

Tanı yöntemleri neler?

Bu alanda deneyimli bir hekimin muayenesi ile kesin tanı konulabiliyor.

Kıl dönmesi nasıl tedavi ediliyor?

Tedavide hastalığın evresine göre lokal bakım ve banyolar, epilasyon, kristalize fenol uygulaması gibi yöntemlerin yanı sıra cerrahi yöntem de uygulanabiliyor. Çok yeni, küçük, orta hatta 1-2 sinüsle ortaya çıkan hastalarda sadece epilasyon ve lokal bakım/banyolarla bu durum gerileyebiliyor.

Sorun daha yaygın ve derin olduğunda kılların temizlenmesi/pit eksizyonu/sinüslerin lokal anesteziyle çıkarılması (mikro sinuzektomi) ya da kristalize fenol uygulaması yapılıyor. Hastaneye yatış gerektirmeyen kısa ve ağrısız işlemler olmakla birlikte bu yöntemlerin, uzmanlar tarafından uygulanması gerekiyor.

Ameliyatsız yöntemlerin uygulanamadığı durumlarda ise hastalarda çeşitli girişimsel yöntemlere başvuruluyor.